Radyo Amatörü: Hiç bir maddi ve siyasi çıkar gözetmeksizin ve milli güvenlik gereklerine mutlaka bağlı kalmak şartıyla sadece kişisel istek ve çaba ile radyo tekniği alanında kendisini yetiştirmek amacıyla çalışan gerçek kişilere radyo amatörü adı verilir.

Bu sitede yer alan bilgiler; TB9YDC ve TB2NMR çağrı işaretli radyo amatörleri tarafından amatör telsizcilik konusunda ziyaretçilere yol göstermek ve tanıtım amacıyla hazırlanmıştır. Bilgi ticari olmamak ve kaynak gösterilmek şartı ile başka sitelerde kullanılabilir. Anlatılan konu ve uygulamaların ehil veya uzman olmayan kişilerce yapılmasından HAMBEACON.com ve site yöneticileri sorumlu tutulamaz.

GENÇLİĞE HİTABE

ITUpSAT1

İTÜ - İTÜ Uzay Mühendisliği Bölümü Logo

ÖZEL MENÜ




Ajanda / Agenda

Gezi / Travel Notes
Röportajlar / Interviews
Mobil Mink Dev / Tiny Mobile Giant

SAVAŞ VE İNSAN PDF Yazdır e-Posta
TB2NMR tarafından yazıldı.   
Perşembe, 15 Ekim 2009 10:16

Uzaklara değil siperinden bize bakıyor, Türke.

Savaş; kimine göre bir insanlık suçu kimine göre bir onur , kurtuluş, özgürlük ... adı her ne ise sonucu ve getirdikleri yıkım, ölümler, derin acılar... Ama biz başlatmadık.

Yürek bedelini en pahalı ödeyen kadındır, yetim çocuktur.

Acıkırsınız, uykunuz gelir,
Tuvalet tam bir derttir.
Temizlik, hijyen, su yoktur.
Canınızın istediğini yiyemezsiniz
İçemezsiniz.

Göğsünüzü toprak ana, sırtınızı gökyüzü sarar.
Az sonra saldırı emri gelir fırlarsınız.
Bu sefer sırtınızı toprak anaya yüzünüzü gökyüzüne verirsiniz.

Namlunun ucunda düşmanı görürsünüz
Ya da bazen gözgöze,
O da bir babadır, eştir yardır yarendir
Tıpkı senin benim gibi.
Nasırlı, toprak bulanmış parmağınız gerilir
Omuzunuzda bir sarsıntı hissettiğinizde
Alev saçan namlu
Ölümü size getirmeden
Karşınızdakine iletir, iletmelidir
Bir an geç kalsanız size dönecek aynısını o,
Karşınızdaki yapacaktır.

Ölüm kalım savaşında acıma yoktur.
Yaşamak için öldürmek zorunda olduğğunuz beyne kazınır
Neden sorgusunu sorduğunuzda yaşamak için şansınız bile kalmaz.
Karşı saldırıya kalkarsınız, ne bir korku ne bir titreme
Bile bile ölümün kucağın atlamak hiç de bu kadar kolay olmamıştır.
Bir düşünün toplu iğne bile canınızı yakarken
Bir sigara parmağınıza değdiğinde buza tutarken
An gelir onlarcası bedenizizi parçalar burada
Ne kelimeler anlatabilir ne ressamlar hayal edebilir
Cephedir, sıcaktır, kan kokar barut kokar,
Yanıbaşınızda selam verdikleriniz sürekli değişir durur
Az önceki çoktan gitmiştir yüce mertebeye

Süngü tak!

Bu komut hem size hem de karşınızdakinin kanını buz gibi eder.
Bilirsiniz ki göz göze geleceksiniz
Ve yine bilirsiniz ki
Mertçe, erkekçe bir dövüş olacaktır
Er meydanıdır bunun adı.
Siperden çıkarken arkadakinin yüzüne toprakları atarcasına tırmanızsınız
Hırsla o güçle,
Düze çıkar çıkmaz ileri verirsiniz süngüyü koşar,
Karşınızda onlarca parlak çelik süngüye doğru atılırsınız.
Çarpışma anında çelik seslerini haykırışlar böler
Çelik, narin Ademoğlunun bedeni acımazsızca dağıtır.
O acizliğince bile çeliği öyle bir sıkar ki, dur yeter dercesine,
Kendince düz bir yol açar,
Mide bulantısıyla gelen derin tok bir ağrı.
Nefes alamazsınız
Ya o geri çıkması
Et sıkmıştır bi kere
Bazen süngü kan oluğu bile yetmez hemen çıkmasına
Karşınızdaki,çevirip kanırtır,
Kusacak gibi olursunuz ki o an oluk gibi kan sıcacık boşalır.
Silah elinizden düşerken parmaklarınız acıla kavrar yarayı,
Kan koyulaşır ama kararan gözlerinizdir.

Ya da tam tersi siz süngünüzü ondan çıkarıp
Bir başkasına saplarsınız
Yüzünüz o korku filmlerinden çıkmışçasına
Damla damla damla kan.
Süngüyle kalkılan hücumda mola ara yoktur
Ya hedefi alırsınız ya orda ölürsünüz.
Alamazsanız ölmelisiniz.
Geri dönülmeyeceğini bilerek saldırırsınız.

Ateşli çarpışmalar farklıdır.
Hava kararmak üzeredir bir düdük çalar flamalar kalkar.
Dizlerinizin üzerine düşerken bir arkadaşınız gelir.
Kaldırıp götürür sizi.
Bulanık görüntüler arasında,
Bir sizden, bir onlardan,
Bir sizden, bir onlardan üst üste, kol kola, yan yana yatan onca askerin arasından geçer siperinize dönersiniz.
Kopmuş parmaklar, bacaklar, dağılmış yüzler.
Parmağındaki yüzükten, boynundaki yemeniden tanırsınız
Şu Ali, şu Mehmet, şu öksüz Yusuf..

Sıhhiyeler ordan oraya koşuşturur durur her iki tarafında.
İnlemelerden kulaklarınızı tıkarsınız.
Çocuk oyunu gibi değil mi?
Molaaaa, sonra hadi yine kavga edelim.
Sonucu ağırdır,
Dağ taş ceset
4 yıl sürer toplanması hepsinin.

Ne için yaşanmıştır? Bu gün için
"Gelecek" dedikleri, emanet ettikleri bizler için.

73,TB2NMR

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

VALID CSS   |   VALID XHTML