Radyo Amatörü: Hiç bir maddi ve siyasi çıkar gözetmeksizin ve milli güvenlik gereklerine mutlaka bağlı kalmak şartıyla sadece kişisel istek ve çaba ile radyo tekniği alanında kendisini yetiştirmek amacıyla çalışan gerçek kişilere radyo amatörü adı verilir.

Bu sitede yer alan bilgiler; TB9YDC ve TB2NMR çağrı işaretli radyo amatörleri tarafından amatör telsizcilik konusunda ziyaretçilere yol göstermek ve tanıtım amacıyla hazırlanmıştır. Bilgi ticari olmamak ve kaynak gösterilmek şartı ile başka sitelerde kullanılabilir. Anlatılan konu ve uygulamaların ehil veya uzman olmayan kişilerce yapılmasından HAMBEACON.com ve site yöneticileri sorumlu tutulamaz.

GENÇLİĞE HİTABE

ITUpSAT1

İTÜ - İTÜ Uzay Mühendisliği Bölümü Logo

ÖZEL MENÜ




Ajanda / Agenda

Gezi / Travel Notes
Röportajlar / Interviews
Mobil Mink Dev / Tiny Mobile Giant

Akbabalar (Saray) PDF Yazdır e-Posta
TB2NMR tarafından yazıldı.   
Perşembe, 15 Ekim 2009 10:20

Elindeki ağır ve uzun kılıcın ucu dik olarak toprağa gömülmüş, elleri kabze üzerinde üst üste konmuş duruyordu. Damlalar, paslanmaz çelik üzerinde birbiri ile yarışırken.

Muhafız yorgun bitkin ama ayakta, kısık gözlerle uzaklara bakıyordu. Uzun ıslak saçları gözlerinin önüne düşmüş, ay ışığı göz bebeklerinde.

Pazartesi, 26 Eylül 2005

Akbabalar.... uzun boyunları ve kel başlarıyla acele etmeden sakin ve sinsice dönüp duruyordu. Mavi gök, sarı toprak. İki parlak güneş öğle vakti birleşti. Sis perdesi aralandığında donuk gözler ve susuzluktan patlamış dudaklarla öylece bakıyordu, ama hiçbir anlamı olmayan bakışlarla. Olan bitenleri hatırlamaya alıştı önce ama nafile, göz kapaklarını bile oynatamadı. Ağırlık, çok fazla ağır geri kapandı. Kötü kabustan canhıraş bir haykırışla ayağa fırladığında eli hemen kılıcını aradı. Durdu etrafına baktı kimsecikler yoktu. Ne karanlıkların lordu ne geniş kanatlılar.

Neyseki bir hayalmiş diye gözlerini yumduğunda, ayaklarının altındaki toprağın titrediğini hissetti. Bu oydu. Etraftaki serinlik ve garip koku onu temsil ediyordu. Kılıcını sımsıkı kavradı ve bir anda gözlerini açtı. Göz göze geldiler. Toprak o kadar sallandı ki, ona mı yoksa kendisini çağıran Saray Muhafızı denen sese mi odaklanacağını bilemedi.

Küçük kız korkudan rengi atmış bir şekilde ona bakıyordu.
-Neler oldu? Nereye gitti?

-Bilmiyorum muhafız! Kimden bahsediyorsun? Sen hiç bir yere gitmedin ki, sanırım bir an rüya gördün, seslendim... seni sarstım ama beni duymadın, sana bir şey olduğundan korktum dedi. En son bağırdığımda gözlerini açtın" dedi.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

VALID CSS   |   VALID XHTML