|
Yüreğim seni özledi, gözlerim seni arar uzaklarda.. Karanlık ve soğuktu ilerisi, Tıpkı kör bıçağın yüzü kadar da donuk. Korkar, içim ürperirdi oraya bakarken. Görünmezdi yarının ne getirdiği. Ne zaman ürkek bir adam atsam ileri, Döner bakardım ordamısın diye. Ordaydın; her zamanki gibi. Bakmasam da orda olduğunu bilmek bana yeterdi. Bak ben de büyüdüm artık. Hem senin ünvanını da aldım. Şimdi ben söylüyorum bana söylediklerini, Önümde duran şu küçük masumeye. Derdin ya hep bana; "korkma" Artık korkmuyorum Lakin; hala anlamadığım bir şey var O gün; Neden benimle değil de o arkadaşınla gittin? Ben o kadar çağırdım da seni... Dönüp sadece gülümsemekle yetindin. Yine onunla gittin. Ben hiç sevmedim o arkadaşını... Gözleri de, elbisesi gibi karanlık ve soğuk... O sevgisizdi, o duygusuzdu... Gelişi de zaten aynı kendi gibi hüzündü. Sanki hatırlıyor gibiyim bir yerlerden bu geleni. Daha önce de geldi, Ve tıpkı senin gibi alıp götürdü sevdiklerimi Hatırladım! hatırladım bu O' ydu. Karanlığın sevgilisi, güneşin örtüsü. Dedim ya; artık korkmuyorum Ama, özlüyorum be seni Kaçmaya çalıştığım, hayallerim yetişiyor Yalnız kaldığımda... Uzun gecelerde masa başındayken Otururum saatlerce ayrıldığımız odada Bir umutla bakarım geriye yine Ama yoksun işte... Bir daha hiç olmayacaksın biliyorum. Ama kanıveriyorum işte.. Yine rüyalarımda, koşuyorum sana dün gibi. Neden mi ağlıyorum? Ama bu yasak değil biliyorsun Bu benim hakkım. Hem yasak olsa, sen de yapmazdın değil mi? Sen en doğrusunu bilirdin. "Ağlamak özgürlüktür" demez miydin hep bize? Bırakta özgürlüğü yaşasın bedenim. Susuzluğuma derya olsun gözyaşlarım. Dizlerime akan her damlada, İçime sızan acım çıksın.. Çıksın da ,yerine sevgi bulutları dolsun. Tek tesellim var, Mutlu olduğunu bilmek. Biz olmasakta, sarılamasakta, Diğer sevdiklerinin yanında olduğunu bilmek. Kardeşinle eski günleri yad ettiğini bilmek Kim bilir o da ne kadar sevinmiştir seni görünce Anlat bana hadi, hemen şimdi Annen baban da ağladımı seni görünce? Hasibe ninem "karaoğlanım" diye sevdi mi seni yine? Ya Ali Rıza dedem? Vakur bakışıyla elini öptürdü mü? İsmail dedemle savaş yıllarını mı tartışıyorlar hala yoksa? Dedeme söyle kuzularını merak etmesin, iyiler hepsi. Zekeriya eniştem ve halam nasıl? Yine zeytin mi topluyorlar, yoksa? "Mesut sever" diye koyu bir çay mı demlemişler? Birol abim nasıl? Hala aynı deli dolu mu, deniz de mi? Birgül ablamı gördün mü? Biliyormusun artık onu da affettim, kızmıyorum, Ömer Amca nasıl? "Vay Ahretliğim gelmiş" demedi mi yoksa sana? Tamam tamam kızma hemen... Tek bir sorum kaldı. Kardeşim nasıl ? 34 yıl oldu görmeyeli kim bilir nasılda yağız bir genç olmuştur De ki ona abin seni çok özlemiş, En çok ta evlenirken yanında görememek üzmüş onu Hala ararmış gözleri, başkaları biraderleriyle şakalaşırken de. Ne zaman gelecek diye sorarsa beni, Belki yarın, belki bugün, gelişim ani olacak ve bir o kadar da vakitsiz. Borçluymuş onu ödüyormuş iki kişiye de... Birinden 10 yıl önce, diğerinden ise 9 yıl önce aldığı ağır bir borç.. Helal etmiş onlar ama, ben her gün faiziyle ödemeye çalışıyorum... Onlardan aldığım sevgi borcu bu.. Söyle o kerataya, hiç görmediği yeğeni ve yengesi de selam ederler Artık gitmem gerek baba, Neredeyse sabah olmak üzere bak, Dizlerim de üşümüş soğuk mezar taşında. Seni hala özlüyoruz ve yüreğimizdesin..rahat uyu. 24 Nisan 2005
|