|
TB2NMR tarafından yazıldı.
|
|
Perşembe, 15 Ekim 2009 09:59 |
|
.....Kayıp gitti, dudağının izi olan kadeh ellerimden. Sararmış, soluk renkli ve yerlere saçılmış eski mektuplar pembe damlalarla ıslandı. .... 9 yıl önce İstanbul... Kenarları kırmızı beyazlı bildik çay tabaklarının üstünde tüten iki sıcak çay kendilerine uzanacak elleri bekliyordu. Ama eller uzanmadı. Ta ki, iki küçük çocuk, koştururken masaya çarpıp onları devirinceye kadar. O vakit saatlerdir birbirlerinin üzerinde duran eller ilk kez ayrıldı. Garson bir yandan ıslanan örtüyü kaldırırken, hafif tombul ve yüzü al basmış olan bir kadın yanlarına yaklaştı. -Özür dilerim beyim, bizim yaramazlar bi halt etti, sen de kusura kalmayasın a gızım. İnce cılız ve yalaka tipli garson alacağını düşüdüğü bahşişin de etkisiyle, onların bir şey demesine fırsat tanımadan patavatsızca söze girdi. -Dikkat etsene be kadın, bak ablamın elbisesini mahfetti çocuk. Ne çocuk bunlar ya, hiç baba terbiyesi almadı mı bunlar? -Almadı değil alamadılar. Hadi onlar babalarını hiç tanımadıkları için alamadılar ama sen bu yaşa gelmişin hala alamamışın gördüğüm üzre a kıtıpiyoz kılıklı. Alsalar ne olacaktı sanki daha ikisi de seb-i sübyan kızancıklarım? Garson hiç ummadığı bu cevabın ezikliği ve utancıyla bir şey diyemeden oradan uzaklaştı. Kadın da onun ardı sıra gitmek için geri döndüğünde genç kadın hafifçe omuzuna dokundu ve : -Bakarmısın teyze! -Buyur gızım! -Merakımı bağışlayın ama neden garsona öyle dediniz? Yani tanımadılar gibilerinden. Zaten yaşının gereği kırış kırış olan göz kenarları bu soru karşısında iyice kasılıp buruştu, ışıltılı gözlerde bulutlar hasıl oldu vesselam. Yutkunarak; -Hüzünlü bir hikayedir gızım bu. -Vaktin varsa anlatmak ister misin ben merak ettim bak şimdi! -Anlatırım emme sen napcan böyle hikayeleri. Bak yanında kostak bi delikanlı var. Gonuşuvesene onunla. -Olsun onla bol bol konuşurum ama seni bi daha bulamayabilirim değil mi? -Acık duruve sen hele burda bak şu kızancıklara bi görünüverem, gelcem hincik. -Tamam Biraz kısalmış ve rengi solmuş ince hırkasının kollarını çekiştirerek genç kızın yanına oturdu. (Devam edecek)
|