|
Herşey bitti demek öyle mi? (Duygu) |
|
|
|
|
TB2NMR tarafından yazıldı.
|
|
Perşembe, 15 Ekim 2009 10:02 |
|
-Gerçekten herşey bitti mi Ömer? -Evet bitti Meliha. Yeterince yoruldum uğraşmaktan. -Bir umut, hiç olmazsa bu evliliği kurtaracak bir kıvılcımda mı yok? -Bunu senle daha önce de konuşmuştuk hatırlarsan. Kaç defa anlattım. -Biliyorum ama elimde değil. Nasıl bu kadar taş kalpli olabiliyorsun istediğin zaman. -Yaşam bu insana herşeyi öğretiyor. -Ya yaşananlar? Onlarında mı hiç bir önemi yok, bir çırpıda çalakalem silivermek onca emek, onca duyguyu bir kenara itivermek? -Kolay değil tabi.. -O zaman neden? Anlayamıyorum. -Anlaşılmayacak bir şey yok. Sevgi ve mutluluk her yerde . İsteyen başını çevirir görür. Ama hüzün için çaba gerek. -Yani daha mı okucu yapıyor bu? -Sence de öyle değil mi? Öyle olmasa insanlar neden kendilerini ya da kendilerinden birşeyler ararlar bu tür romanlarda veya arabesk şarkılarda. Neden mutluyken bile şarkılar hüzün verir bize taverna müzikleri bile? -Anlıyorum. Yani bu kez de roman mutlu sonla bitmiyor demek. İnad ediyorsun benle hani bu romanı mutlu son bitirecektin kandırıkçı beni de yanılttın. Ama ben o gençleri pek sevmiştim yaa olmaz böyle. Hele o çay bahçesinde karşılaşmaları off yaa .. -Napim huyum kurusun. -Haklısın canım. Tamam ama sen de erken yat biraz sabah yayınevine erken gideceğim diyorsun bak. İlk günden geç kalma. İyi geceler canımın içi. -Sana da birtanem. On dakika sonra ellisini geçmiş yazar yakın gözlüğünü çıkardı masanın üzerine bıraktı. Yazdığı son aşk romanının son sayfasını da çıktı alarak çantasına koydu ve kadim dostunun yanına uzandı. ...... İlk satır mı önemli yoksa ne ima edildiği mi? Yaşam bu. Aynaya bakış açısı olmasa da aynada ne görmek istediği insandan insana değişir işte böyle. Ama aynadaki yüz hep gerçektir. İyice anlayıp dinlemeden yorum yapmamak, tek bir cümleyle yargılamamak gerek.
|