Radyo Amatörü: Hiç bir maddi ve siyasi çıkar gözetmeksizin ve milli güvenlik gereklerine mutlaka bağlı kalmak şartıyla sadece kişisel istek ve çaba ile radyo tekniği alanında kendisini yetiştirmek amacıyla çalışan gerçek kişilere radyo amatörü adı verilir.

Bu sitede yer alan bilgiler; TB9YDC ve TB2NMR çağrı işaretli radyo amatörleri tarafından amatör telsizcilik konusunda ziyaretçilere yol göstermek ve tanıtım amacıyla hazırlanmıştır. Bilgi ticari olmamak ve kaynak gösterilmek şartı ile başka sitelerde kullanılabilir. Anlatılan konu ve uygulamaların ehil veya uzman olmayan kişilerce yapılmasından HAMBEACON.com ve site yöneticileri sorumlu tutulamaz.

GENÇLİĞE HİTABE

ITUpSAT1

İTÜ - İTÜ Uzay Mühendisliği Bölümü Logo

ÖZEL MENÜ




Ajanda / Agenda

Gezi / Travel Notes
Röportajlar / Interviews
Mobil Mink Dev / Tiny Mobile Giant

GEMİLERİ OLMALI İNSANIN PDF Yazdır e-Posta
TB2NMR tarafından yazıldı.   
Perşembe, 15 Ekim 2009 10:05

Gemileri olmalı insanın,
Haa! bir de adaları,
Olmalı , herkesciklerden kaçacağı bir başına olacağı yerleri..

Yer demir gök bakır olduğunda, ahşaba sığınmalı.
Binmeli açılmalı uzaklara.
Orda bir ada olmalı.
Sahili upuzun,
Sapsarı kumları olmalı.
Palmiyeler alabildiğine yeşil,
Bazen dik , bazen eğik ve deniz suyuyla öpüşen yapraklı.
Deniz gıdıklamalı saçlarını okşar gibi.
Kuşlar rengarenk olmalı, ahenkli ve hoş sedalı ötmeli, kumrular neşeli tünemeli dallara.
Bir gemisi olmalı insanın;
Onu dalgalı denizlerde batmadan karşıya geçirecek,
Basit ama sağlam.
Kolları kürek çekmekten yorulduğunda,
Bir de yelkeni olmalı,
Yaşama inat bembeyaz ve dikişsiz.
Bir adım mesafede her an hazır beklemeli
Vakti geldiğinde yolcusunu almak için.
Yolcunun ne zaman geleceği belli değil,
Ya bir sabahın köründe, çiğ düşmeden,
Ya da kuşlar eve gittiğinde, kör karanlıkta.
O hep orda olmalı.
Bazı insanlar vardır
Koşarlar sahile
Ama bilmezler ki mutlu günlerinde
O gemiye hiç ihtiyaç duymadıklarından
Gemileri çürümüş ve bakımsızdır
Binseler de adaya gidemezler artık
Orda bi çare oturup gidenlere bakarlar
Bağırır," beni de alın" diye diye ama
Denizin haşmeti yutuverir sesleri de, kimsecikler duymaz.

Ada bu işte !
Ne uzak, ne yakın, taa orda işte.
Varıp gitmeli adaya bu sabah erkenden.
Gece yorgunu bedenle, kollarım sızlasa da,

Vardım indim erkenden, o kadar özlemişim ki
Dizlerime kadar gelen deniz suyu.
Paçalarım kıvrık, yürüdüm sahile.
Gömleğimi bir çırpıda atıp savurdum, gitti kuma bulandı
Varsın batsın burada ihtiyacım yok.
Sırtüstü attım kendimi yere
Kumun ince tanecikleri battı bedenime
Ah , bu sıcaklık, bu deniz kokusu, esen meltem
Ben buraya aşığım, bitiyorum buraya be !

Kalkıp upuzun sahilde koştum, koştum, koştum.
Kumsala vuran dalgaların yalayışına basa basa.
Ellerimi iki yana kocaman açtım kalyalıkların başında
Derin bir nefes aldım,
Şişirdim ciğerlerimi ve
Bağırdımmmmmmm, hem de boğazım ağrıyana kadar
Bir kaplan gibi kükredim,
Korku içinde uçuştu sultan papağanları, sinek kuşları,
Vadiden geri geldi, korkunç naralarım
Bu bendim, duyduğum güçlü ses bendim.
Sesin çıplak göğsüme vurmasına için verdim kaçmadan
Hiç acımadı ki

O müthiş düşüş ve boşluk hissi
Ellerim önde atladım, gözlerimi kapayarak
Su; önce garipsedi bağrına geleni
Sonra baktı ki bir insan
Bir kendine baktı, bir bana baktı
Derinlere indikçe
Bir kadın sevkatiyle sardı, sımsıkı ve içten
Dibe gelmeden beni durdurduğunda, gözlerimi araladım
Beni yukarı itti, yavaşça
Git insanoğlu, git senin yerin burası değil der gibi,
Öyle güzel bir kadın ki, doğa ana bu,
Bin çeşidi vardı güzelliklerin, bağrında saklı
Üst dünyadan bağımsız, kimselere görünmeyen.
Ama hep var olan.
Adamın içlerine doru yürüdüm.
Derelerden soğuk sular içip,
Billur pınarında yüzümü yıkadım.
Bin meyveden bin tad aldım.
Akşam vakti oturdum bir çınar dibine,
Elimin üstüne düşün yaprağa baktım
Kurumuş ve bitmiş bir yaşam, bir son
Bir yeşil yaşama baktım bir o kurumuş yaprağa,
Orda kendimi yaşamı gördüm
Sürekli bir koşuşturma içinde
Ağaç ile yer arasında düşen bir yaprak mıydım,
Yoksa hala inatla dala tutunan bir yaprak mı?
Rüzgara rağmen tutunduğumu anladığımda
Yatağımda gözlerimi açtım
Ada yine yalnızlığımı almıştı işte !
O hep yanınızda, hep yanımızda,
Bir solukluk huzur için
Siz de adanıza gidin

Pazar, 02 Ekim 2005

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

VALID CSS   |   VALID XHTML